ispinoz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ispinoz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2013 Pazar

Bahçemdeki Türler - Kanarya

Ailemizin yeni üyesi ... LEFTER KüçükKANERiadis..
Lefter KüçükKANERiadis kimdir?
Anavatanı atlas okyonusundaki kanaryalar olan,adını renginden alan BAKIRİ cinsi kanaryaların nadide üyelerinden Lefter , serçegiller familyasında bülbül ötüşü ile meşhur bir kuştur.2012 Mayıs ayında hayata kuşçuda merhaba diyen Lefter ,Aralık 2012 itibarı ile Cimbomlu ailemizin fenerli üyesi olarak evimizin baş köşesine yerleşmiştir.

Zeytinin Bahçesi'indeki türler gittikçe artıyor , ilgilenenler için Kanaryalar ile ilgili biraz ansiklopedik bilgi;

Kanarya Familyası: İspinozgiller (Fringillidae). Yaşadığı yerler: Yabanileri; Kanarya, Azor, Madeira adaları, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika’da su kıyılarındaki ağaçlık alanlarda. Evcilleri; hemen hemen dünyanın her tarafında. Özellikleri: 13-14 cm boyunda, ötücü bir kafes kuşu. Anayurdu Kanarya Adalarıdır. Yabanilerin sırtı gri çizgili zeytin yeşili, diğer tarafları ise sarı-yeşildir. Evciller altın sarısı rengindedir. Tane ile beslenirler. Ömrü: 34 yıl kadar. Çeşitleri: 22 kadar türü bilinmektedir. Birçok ırkı üretilmiştir. Harz, Manchester, Londra, Norveç, Belçika ırkları Ünlüdur.

İspinozgiller ailesinden bir kuş türü. Kanarya, adını aldığı Kanarya adaları ile Azor ve Madeira adalarında yaşayan yabani türden, bütün dünyaya yayılmış bir kafes kuşudur. Süs ve sesi için beslenir. Serçe iriliğinde olup, evcilleri sarı renktedir. Yabanilerin sırtı gri çizgili zeytin yeşilidir, karnı sarımtrak yeşildir. Dişilerin renkleri daha soluktur. Yabani kanaryaların sesi daha etkileyici ve kuvvetli olduğu halde, kafes kanaryaları kadar değişken değildir. Evcillerin renkleri, esaret hayatının etkisi ile sarıya dönüşür. Nadir olarak beyaz ve kırmızımsı olanları da vardır. Tohum ve taze bitkiyle beslenirler. Küçük sürüler halinde etrafı ağaçlarla çevrili göl, dere gibi su kenarlarında yaşarlar. Gülü severler, dişiler tüy, kıl yosun ve köklerden ağaç veya çalılara fincan şeklinde gizli yuvalar yaparlar.

Yılda iki döl verirler. Kış ve sonbaharda bir araya gelirler. Bu esnada erkek kanaryalar uzun ötüşler ve ani uçuşlar yaparak birbirleriyle döğüşürler. Dişi, kahverengi benekli açık mavi renkli 3-5 yumurta yumurtlar. Kuluçka süresi 13 gündür. Bu devrede erkek kanarya dişiyi devamlı besler. Yavrular çıplak ve gözleri kapalı olarak yumurtadan çıkarlar. 17 günde tüylenerek üçüncü hafta sonunda yuvayı terk ederler.

Kanarya, Avrupa’ya 400 sene evvel girmiştir. On altıncı yüzyılda Kanarya Adasından bir gemi, içinde birkaç bin kanarya ile Avrupa’ya gelirken fırtına yüzünden İtalya yakınında karaya oturdu. Gemiciler gemiyi terk etmeden önce kanaryaların kafeslerini açtılar. Elbe Adasına sığınan bu kanaryalar çiftleşerek ürediler. Buradan yakalananlar bütün dünyaya yayıldılar. Uzun süren ayıklamalar sonucu çeşitli ırklar üretildi. Bunların içinde en Ünlüu Almanya’nın Harz Dağlarında geliştirilen soydur. En iyi ve en çok öten budur. Bunların seslerinin güzel olmasında talim ve iyi bakımdan başka Harz Dağlarının iklim ve havasının da etkili olduğu savunulmaktadır. Kanaryaların en süslüsü ve güzeli Norveç kanaryasıdır. Vücutları daha büyük ve tüylerinin rengi kırmızımtrak sarıdır. Soyların karışmasıyla tepeli ve siyahlı olanlar da üretildi. Fakat bunlar pek makbul değildir. Yurdumuzda Alman, İrlanda ve yerli kanaryalar mevcuttur. Yerli kanaryaların rengi sarı, limoni beyazımsıdır. En makbulü sarı renkli ve siyah tepeli olanlardır.

Kanaryaların bakımı: Kanarya beslemek isteyenler önce iyi bir kafese sahib olmalıdır. Bir iki kanaryalık çeşitli tel kafesler vardır. Çok miktarda kanarya beslemek için daha büyük kafeslere ihtiyaç olur. Kafesin altına sık sık değiştirilen temiz kum koymalıdır. Kum yerine taban iki kat tahtadan yapılabilir. Üstteki çıkarılıp tekrar yerine konacak bir tarzda olmalıdır. Temizlik sırasında rahat yıkanabilmesi için çinko veya başka bir maden ile kaplı olması daha uygundur. Kanarya kafesinin konacağı yerin seçimi de önemlidir. Kanaryaların en büyük düşmanı kedidir. Kedi ve başka düşmanlardan korumak için kafesi odada yüksek ve uygun bir yere asmalıdır.

Kanaryalar zor şartlara dayanıklıdır, ancak devamlı olarak temiz hava ve güneşe ihtiyaçları vardır. Bununla beraber hava cereyanından ve aşırı ısıdan korumak, kafesinin yerini günde bir iki kere değiştirmek lazımdır. Sabahleyin, kanarya kafesini güneşli bir pencereye asmalıdır. Sabah güneşi pek hoşuna gider. Fakat güneş ısınınca mutlaka yerini değiştirerek serin bir yere almalıdır.

Kuşa bakanlar, kafesin yeri değiştikçe sabahları ve daima aynı saatte kafesi temizlemeli ve kuşun banyosunu yaptırmalıdır. Kafesi temizlemek için bir masanın üzerine koymalı ve altını çıkarıp temizlemelidir. En iyisi kafesin altındaki tahtayı çıkarınca güzelce yıkamalıdır. Bu saatte kanaryanın banyosu da yaptırılmalıdır. Banyo için çok derin olmayan ve içinde ancak 2 cm kadar su bulunan bir tabak veya özel bir banyo kabını kafesin içine (altı yokken) koymalıdır. Kanarya suyu görünce hemen içine girer ve çırpınıp yıkanmaya başlar. Banyodan sonra kafes kurutulmalı ve altı yerleştirilmelidir. Su ve yem kaplarını da yeniden doldurup yerine asmalıdır. Alışkın olan kanaryaların banyosu kafes dışında da yaptırılabilir. Suyla dolu banyo kutusu kafesin dışına konur. Kafesin kapısı açılınca kanarya hemen dışarı çıkarak yıkanır. Banyodan sonra odanın içinde biraz uçarak ekzersiz yapar. Birçok kuşlar banyo ve uçuştan sonra kendiliğinden kafesin içine girerler.

Genellikle kanaryaların yemleri bazı bitki tohumlarıdır. Yeşilliği de severler. Başlıca yemleri kanarya çimi tohumu, keten ve kenevir tohumları, kuş üzümü vs.dir. Yemlerini normal kararda vermelidir. Kanarya hastalıklarının baş sebebi aşırı beslemedir.

Bazı kuşçular bu tohumları karıştırıp verir. Bu usul iyi değildir. Kanaryaların bu tohumlardan hangisini daha iyi yediğini ve hangisinin dokunup dokunmadığını anlamak için tohumları ayrı ayrı vermelidir. Kanaryalar kenevir tohumunu çok severler. Ağır olduğu için devamlı vermemelidir. Kenevir tohumu kanaryaları kızdırdığından yumurta zamanı az verilmelidir. Bazı kuşçular satacakları kuşları alıcıya çok öttüğünü göstermek için kenevir tohumu ile besleyip kızdırırlar. Fakat bir hafta sonra bu kızgınlıkları geçeceğinden sesleri de kesilir.

Kuş otu ve salatalık gibi yeşil besinler de arasıra verilmelidir. Salatalık, kuşun yetişeceği bir yere kafesin teline bağlanarak verilebilir. İncir gibi tohumlu meyveler de tavsiye edilir. Arasıra katı pişmiş yumurta sarısı, ıslatılmış ekmek, tuz ve kireç ihtiyaçlarını karşılamak için mürekkep balığının kuru kemik parçası kafesin bir yerine asılırsakanarya gagasıyla kopararak yer.

Evcil kanaryaların üreme mevsimi şubattan mayıs sonuna kadardır. Kanaryaları çiftleştirmek için kullanılacak kafes 37,5 cm yükseklikte, 25 cm genişlikte ve 60 cm uzunlukta olabilir. Kafesin tel örgülü olan ön yüzü dışında diğer üç tarafı kapalı olmalıdır ve sallanmayacak şekilde duvara asmalıdır veya ayrıca bir çifthane yapmalıdır. Bir çift kanarya için bir metre uzunluk ve yarım metre genişlik yeterlidir. Her bir çifthaneye bir iki yuva, folluk yapmalıdır. Folluklar tahtadan yapılabileceği gibi küçük tel bir sepet de kullanılabilir. Dişi kuşun yuva yapması için biraz pamuk, keçi kılı veya at kılı koymalıdır. Bu kıllardan bir miktar da kafesin bir tarafına asmalıdır. Kanarya bunları istediği kadar kullanır.

Kanaryalara kuluçka zamanında her zaman verilen yemlerden başka ekmek ufağı ile birlikte katı pişmiş yumurta ve ince istiridye kabuğu vermelidir. Dişi, benekli, mavi yeşil renkli 4-6 yumurta yumurtlar. Yeme kalktığı zaman yerine erkek gelerek yumurtaların üzerine oturur. Yavrular 13 veya en çok 15 günde yumurtadan çıkarlar. Anne ve babaları tarafından beslenirler. Üç hafta sonra her şey yiyebilirler ve ayrı kafeslere konabilirler.

Eğer çok miktarda kanarya yetiştirilecek ise çifthaneyi ona göre büyük yapmalıdır. Yahut bir odayı çifthane olarak kullanmalıdır. Büyük çifthanelere ağaç dalları da sermelidir. Çiftleşecek olan kanaryaları evvela küçük bir kafeste beraber bulundurup birbirlerine alıştırmalıdır. Böyle yapılmazsa erkekler birbirleriyle döğüşür ve çoğunlukla birbirlerinin gözlerini çıkarırlar.

Kaynak: Rehber Ansiklopedisi
 

3 Şubat 2013 Pazar

Bahçemdeki Türler - Hint Bülbülü

"Bahçemdeki Türler" başlığı altında bahçemizi ve evimizi bizimle paylaşan canlılardan bahsedeceğim.İlk olarak son gelenlerden yani Hint Bülbüllerimizden başlayalım.

Edi ve Büdü ... evimizin 5.ve 6. üyeleri (1.ve 2. biz , 3.  Zeytin :) , 4. ise daha sonra bahsedeceğim kanaryamız lefter )
Edi ve Büdü Kimdir?
Ülkemizde Hint Bülbülü olarak bilinen bu kuşlar aslında ispinoz ailesine dahildirler ve asıl isimleri zebra ispinozdur.Anavatanları ismlerinin aksine avusturalya ,ötüşleri ise bülbül değil peluş oyuncak düdüğü gibidir.Kolay ürer,zıpzıp zıplar ve eşleri olmadan asla yaşayamazlar.Evimizi paylaşmalarının sebebi ise sevimli görünüşleri ve eşlerine olan bağlılıkları.Bu obur ikilinin bakımı , etrafı kirletmelerini saymazsanız çok kolay ,tek yapmanız gereken taze sularını ve yemlerini eksik etmemek.Üremelerini izlemek  istiyorsanız kafese hasır bir yuva koymanız yeterli.Yuvalarının içini örmeleri ve yumurtlamaya hazır hale getirmeleri muhteşem.


Hint Bülbülü beslemek isteyenler için biraz teknik bilgi ;




Zebra İspinozu

Zebra ispinozu (Taeniopygia guttata), Estrildidae familyasından Avusturalya'da ki çalılık ve ağaçlarda doğal olarak bulunan ve son yüzyıl içerisinde tüm Dünya'da sevilen bir ev hayvanı olarak yayılmış olan kuş türü. Türkiye'de daha çok Hint bülbülü adı ile tanılır, ama aslında Hindistan'dan gelmez ve bülbüllerle de akrabalığı yoktur.
Cinsiyet Ayrımı : Erkek ve dişi arasında birçok farklılıklar vardır. Erkeklerin gagaları kıpkırmızı olur,dişilerde ise bu renk turuncuya çalar. Bununla beraber erkeklerde görülen bazı karakteristik tüyler vardır (düz renkli mutasyonlar gibi bazı mutasyon erkeklerde bu tüyler olmayabilir,böyle bir durumda diğer farklılıklar gözlemlenmelidir). Yanaklarda mutasyon tipine göre turuncudan sarıya renge kadar yuvarlak yamalar,göğüs üzerinde, ortaya doğru siyah lekeler ve kuşun boğazına doğru enine zebra deseni gibi çizgiler,kanat altlarında turuncu üzerine beyaz benekli tüyler bulunur.Dişilerde bu tüy yapısına rastlayamazsınız. Ayrıca dişiler sadece basit ciklemeler halinde öterken erkeklerin kendilerine özgü gırtlaktan çıkardıkları vıcırdanmaya benzer ötüşleri vardır.
Beslenme :Besin olarak ençok ak darı, tohumlu bitkiler, ve böceklerle beslenirler. Kalsiyum dişiler açısısndan çok önemlidir. Zebra ispinozunun açık kahve, kestane kanatlı beyaz, gümüş ve krem rengi mutasyonları vardır.
Bakım: Bu kuşlar genellikle yatay olarak geniş kafeslerde ve kuşhane diye tabir edilen geniş alanlarda barındırılırlar. Çok fazla özel bakıma ihtiyaç duymayan zebra ispinozları için, sakin, günışığı alan ve cereyandan uzak bir köşe yeterlidir. Her gün taze yem ile temiz içme suyu veriniz ve yeşil yapraklı sebzeler ile kalsiyum kaynağı olan yumurta kabuğu,kalamar kemiği ve deniz kabukluları kırıklarını eksik etmeyiniz.
Üretim:Zebra ispinozlarının üreme güdüleri oldukça yüksektir,uygun şartlar altında üremeye oldukça hevesli ve iyi ebeveynlik yapan kuşlardır. Dişi kuş yuvaya ortalama 4-5 yumurta bırakır,kuluçka 14 gün sürer. Bu aşamada kuşlar yavruları için protein açısından yüksek gıdalara ihtiyaç duyarlar...