çiçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çiçek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Nisan 2013 Cumartesi

Bahçemdeki Türler - Mine Çiçeği

Biz onu "Mine Çiçeği" olarak biliyoruz ,latince adı ise "Verbana Officinalis".Kırmızı , mor , eflatun ,mavi ,pembe gibi bir çok güzel rengi olan ,seyretmesi keyifli bir çiçek. Biz kırmızısını tercih ettik .Eylül ayına kadar çiçekli olacağını söylüyorlar(Nisandayız).Adı ve görünüşünün aksi pek nazlı değil .Bol güneşi ve suyunu eksik etmeseniz yeter. Sularken ise sadece toprağını ıslatmaya gayret edin.

Bahçede, balkonda yarattığı güzelliğin yanı sıra filmlerden bildiğimiz kadarı ile (henüz tecrübe edemedik :) ) yanında mine taşıyan insanlar vampirlerin etkisine girmiyormuş.




Birde sevgi hikayesi var Mine Çiçeğinin;

Hakim yetmişlerine merdiven dayadıkları halde boşanmak için başvurmuş çifte sormuş:
“Bunca yıldan sonra niçin ayrılmak istiyorsunuz?”Yaşlı kadın cevaplamış:
“Hakim bey bir ay öncesine kadar aklımda böle bir şey yoktu.Eşim bana mine çiçeği getirdi ,ben de çiçekleri çok severim çiçek çok sulanması gereken bir çiçekmiş ve kocam düzenli
aralıklarla sulanmadığında öleceğini söyledi.Ben kemik rahatsızlıkları olan bir insanım.Geceleri uykumdan kalkıp çiçeği sulamam gerektiği halde ,bir gün fark ettim ki kocam bir kez olsun benim ağrıma rağmen gece kalkıp da çiçeği sulamadı.Bunun üzerine ben de bu kadar düşüncesiz bir insanla yaşamamam gerektiğine karar verdim.”

 Hakim kadına hak vermiş ama adettendir diye bir de adama sormuş:
“Senin söyleyecek bir şeyin var mı?” Yaşlı adam cevaplamış:
“Eşimin anlattığı her şey doğru ,tek bir şey dışında.Mine çiçeği çok sulandığında ölür.Karımın kemik rahatsızlığı var ve iyileşmesi için düzenli egzersiz yapması gerekir ama eşim bunu yapmadığı için ben bu yalanı buldum .”Çiçeği ölmesin diye her gece kalkmak zorunda kaldı.O her uyanığında ben de uyanık olurdum,işini bitirip uyuduğunda gidip çiçeğin suyunu boşaltır,peçetelerle tprağını kuruturdum.Sonra da yatağa gelip ,bana hayatı bahşeden,canımdan çok sevdiğim eşimi doyasıya severdim……”

 


Sevgiler

Cahit Adil Kaner












 

 

14 Mart 2013 Perşembe

Bahar Geldi

Edirne'de ,Kaleiçi civarında oturduk uzun yıllar..
Şanslıydım, bahçeli bir evin çocuğuydum.Bahar aylarında sabah okula gitmek için evin arka kapısından çıkar , bahçenin içinden geçerdim.Şanslıydım, her sabah baharın müjdesini bahçenin görüntüsündeki değişikliklerle yaşardım.
Birgün rahmetli dedemin soğanlarını diktiği sümbüller adası çiçeklenirdi ,başka bir gün ise laleler açardı.
Her sene, tek bir tane meyve veren nar ağacımız vardı,bütün sene boyunca onun meyve vermesini beklerdim.Ağaçlardan önce erguvan çiçek açardı,onunla beraber erik ağacı, sonrada kayısı.Birde unutmadan, kayısı ağacının altında da köpeğim pandanın kulübesi vardı ,sabah ona selam vermeden gitmezdim okula.Yaza yaklaştıkça ,Babaannem "ayva çiçek açtı yazmı gelecek" diye şarkı söyleyerek hazırlardı kahvaltımı.Böyle kaçtane bahar geçti bilmiyorum ama güzel geçti o günler.

Sanırım hala şanslıyım ... Yine bahar geldi,bahçeli bir evimiz var ve her sabah işe giderken baharın müjdesini bahçemizdeki değişikliklerle yaşıyoruz.Laleler açıyor , erik ,şeftali ağaçları çiçeklendi.
Kesin Şanslıyım ....  Bir de, her sabah eşimle el ele işe giderken,bahçe kapısından bizi yolcu eden köpeğimiz Zeytin var.


Cahit Adil Kaner

Güncelleme;
Blog'um www.cahitadilkaner.com adresine taşındı yazılarımın devamına yeni adresimden ulaşabilirsiniz